tren

EVLAT EDİNMENİN HÜKÜM VE SONUÇLARI

EVLAT EDİNMENİN HÜKÜM VE SONUÇLARI

Evlat edinme kararının verilmesi neticesinde evlat edinme ilişkisi, taraflar arasında evlat edinmenin tüm hüküm ve sonuçları ile birlikte kurulmuş olur. Evlat edinme ilişkisinin hüküm ve sonuçları TMK md. 314 hükmü uyarınca düzenlenmiş olmakla bu ilişkinin kurulmuş olmasının HMK kapsamında da birtakım yansımaları görülmektedir.[1] Nitekim evlat edinme ilişkisi kurulduktan sonra evlat edinen ile evlat edinilen arasında soybağı kurulmuş olacağından bu husus HMK md. 34/1,ç gereği hakimin reddi sebebi olarak kabul edilmiştir. Yine HMK md 248/1,ç uyarınca tanıklıktan çekinme hakkının bulunması ve HMK md. 272/1 uyarınca bilirkişilik yapmaktan yasaklı olması da evlat edinme ilişkisinin HMK üzerindeki yansımalarından birkaçıdır. Kanun koyucu evlat edinmenin hüküm ve sonuçlarına ilişkin yaptığı düzenlemeler ile evlat edinme ilişkisi ile soybağı ilişkisi arasındaki farkı en aza indirme gayesi ile hareket etmiştir.

 

  1. Evlat Edinilenin Adı ve Soyadı

TMK md. 314/3 hükmü ile evlat edinilenin küçük olması halinde evlat edinenin soyadını alacağı ve evlat edinenin isterse evlat edinilen küçüğe yeni bir ad verebileceği düzenlenmiştir. Madde metninin lafzından da anlaşılacağı üzere ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi halinde evlat edinen tarafından yeni bir ad verilmesi mümkün olmamakla beraber evlat edinenin soyadını kullanma noktasında da evlat edinilene seçim hakkı tanınmıştır. Böylece evlat edinenin küçük olması durumunda evlat edinenin soyadını alması konusunda bir seçimlik hak tanınmamış, küçüğün biyolojik bağ ile bağlı olduğu ana ve babasının soyadını kullanması kabul edilmemiştir. Yine ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi söz konusu ise bu durumda da evlat edinene evlat edinilenin adını değiştirme hakkı verilmemiştir.

 

  1. Evlat Edinilenin Ana ve Baba Adı

TMK md. 314/4 hükmü uyarınca eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır. Kanun koyucu madde metninde açıkça bu durumun sadece ayırt etme gücü bulunmayan küçükler için geçerli olacağını ifade etmiş olmakla, bu husus ayırt etme gücünü haiz küçükler ile ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi durumunda uygulanmayacaktır.

 

Keza Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2015 tarih ve 2014/21067 E. – 2015/10109 K. sayılı kararında da “Türk Medeni Kanununun 314/4.maddesinde ‘Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır’ hükmünün bulunduğu, bu sebeple, ayırt etme gücüne sahip ergin kişilerin evlat edinilmesi halinde, nüfus kayıtlarına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin isimlerinin yazılacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı açıktır. Bu itibarla mahkemece, ergin olarak evlat alınan davalı …’nin nüfus kaydındaki anne ve baba adı olarak evlat edinenlerin adının yazılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” ifadelerine yer verilmiş olup, bu durum bir kez daha ortaya konmuştur.[2]

 

  1. Evlat Edinilenin Vatandaşlığı

Evlat edinme ilişkisinin kurulması ile evlat edinenin vatandaşlığının ne olacağına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla  birlikte 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 17. maddesi ile Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişinin milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması şartıyla karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabileceği ifade edilmiştir.

 

Evlat edinme yoluyla vatandaşlığın kazanılması sadece küçük açısından düzenlenmiş olup ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi ile vatandaşlık kazanması mümkün olmayacaktır. Yine evlat edinenin evlat edinilenin vatandaşlığını alması da söz konusu değildir.[3] Bununla beraber evlat edinme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanan küçük, ergin olmasından itibaren iki yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilir meğer ki vatansız kalmasın.

 

  1. Hısımlık

Evlat edinen ile evlatlık arasında mahkemece verilen evlat edinme kararı ile birlikte, kanundan dolayı, birinci dereceden bir üstsoy-altsoy hısımlığı meydana gelir. [4] Taraflar arasında mahkeme kararı ile kurulan bu hısımlık, sadece evlat edinen ile evlat edinilen ve onun altsoyu arasında kurulmakta olup, evlat edinenin hısımları ile evlat edinilen veya evlat edinilenin altsoyu haricindeki kan hısımları ile evlat edinen arasında hısımlık bağı kurulmamaktadır. Hısımlık, hem küçüğün evlat edinilmesi hem de ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi bakımından aynı sonuçları doğurmakla her iki durumda da evlat edinme ilişkisinin kurulması ile taraflar arasında kurulan hısımlık ilişkisi aynıdır.[5] Kanun evlat edinilenin küçük veya ergin ve kısıtlı olmasına bakmaksızın evlat edinileni evlat edinenin altsoyu olarak kabul etmiştir. Evlat edinme kararı ile kurulan bu hısımlık ilişkisi evlat edinilenin kendi ailesi ile olan hısımlık ilişkisine etki etmeyecektir.

 

Kanun koyucu evlat edinme kararı ile oluşan soybağını kan bağına dayanan soybağına yaklaştırmak istemi ile ona benzer sonuçlar düzenlemiştir. Kanunda sayılı nedenler dışında evlat edinme ilişkisinin kaldırılamaması, evlat edinilen ile evlat edinen arasında evlenme yasağının bulunması ve evlat edinen ile altsoyunun evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olmaları bu durumun açık birer göstergesidir.

 

  1. Evlenme Yasağı

Evlenme engellerinden hısımlık başlığını taşıyan TMK md. 129/3 düzenlemesi ile evlat edinen ile evlat edinilen veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenmenin yasak olduğu belirtilmiştir. Böylece mahkeme kararı ile kurulan soybağının kan hısımlığına benzetilmesi amaçlanmıştır.

 

  1. Mirasçılık

Evlat edinme ilişkisinin kurulması ile TMK md. 314/2 hükmü uyarınca evlat edinilen evlat edinenin mirasçısı olur. Yine TMK md. 500/1 hükmü ile de evlat edinen ve altsoyunun evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olacağı, evlat edinen ve hısımlarının ise evlat edinene mirasçı olamayacağı düzenlenmiştir. Böylece söz konusu hükümler dikkate alındığında evlat edinen ile evlat edinilen arasında birinci dereceden hısımlık bağı kurulduğunun kabulü gerekmektedir.

 

Her iki madde metninden de anlaşıldığı üzere evlat edinme ilişkisi ile tek yönlü bir miras hakkı doğmaktadır.Her ne kadar evlat edinen evlat edinilenin yasal mirasçısı olamayacaksa da evlat edinen, evlat edinilene belirli bir mal bırakabileceği gibi evlat edinenin iradi mirasçı olmasına da bir engel yoktur. Yine taraflar arasında mirasçılık sıfatının doğmuş olması şartı ile mirastan feragat hükümleri de uygulanabilecektir.

 

TMK md. 500 uyarınca mirasbırakanın kan hımsı gibi mirasçı olan evlat edinilen, evlat edinenin birinci zümreden saklı paylı mirasçısıdır. Evlat edinenin başkaca altsoyu bulunması halinde evlat edinilen o kişilerle eşit miras payına sahip olacaktır. Ayrıca evlat edinilen ve altsoyunun aynı anda mirasçı sıfatını kazanması mümkün olmayacak evlat edinilenin evlat edinenden önce ölmüş olması halinde kök içinde halefiyet ilkesi gereği mirasçılık sıfatını kazanabilecektir.[6]

 

Evlat edinilenin gerçek ana ve baba arsındaki soybağı ilişkisinin evlat edinme ilişkisinin kurulmasından sonra da devam etmekle, evlat edinenin kendi ailesindeki mirasçılığı da devam edecek olup bu husus TMK md. 500/1 hükmü ile düzenlenmiştir. Bununla birlikte evlat edinenin mirasçısı olduğu kişilerden önce ölmesi ihtimalinde evlat edinilenin evlat edinene halef olup evlat edinilenin mirasını alması söz konusu değildir.[7]

 

  1. Ana ve Babaya Ait Haklar ve Yükümlülükler

TMK md. 314/1 hükmü ile evlat edinme kararı ile ana ve babaya ait olan hak ve yükümlülüklerin evlat edinene geçeceği düzenlenmiş olup bu karar ile evlat edinenin biyolojik ana ve babası evlat edinilen üzerinde sahip oldukları hak ve yükümlülükleri kaybederler. Burada velayet hakkının devrinden bahsetmek mümkün olmayıp ana ve babanın sahip olduğu şahsa sıkı sıkıya bağlı bu hakkın sona ermesi ve evlat edinenin şahsında velayet hakkının doğması söz konusudur.[8] Küçüğün tek başına evlat edinilmesi halinde velayet hakkı evlat edinene, küçük eğer birlikte evlat edinilmişse bu durumda her iki eşe birden aittir.

 

Kanunda yer alan bu düzenleme çerçevesinde velayet hakkı ve dolayısıyla evlat edinilenin eğitimi, bakım yükümlülüğü, temsil edilmesi gibi yükümlülükler evlat edinene geçmektedir. Ergin olmayan çocuklar üzerinde sahip olunan velayet hakkının kapsamı TMK md. 339/1’de yer alan “ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar” hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere velayet hakkının kullanılmasındaki temel amaç çocuğun yararının korunmasıdır. Bu kapsamda çocuğun bakımı, eğitimi, çocuk mallarının yönetimi ve çocuk mallarından yararlanma yetkileri evlat edinene ait olmaktadır.

 

Velayet hakkının evlat edinen tarafından kullanılması evlat edinilen ile biyolojik ana ve baba arasında kişisel ilişkinin kurulmasına engel değildir. Evlat edinilen ile ana ve baba arasındaki kişisel ilişki evlat edinme ilişkisinin kurulmasından sonra da devam eder. Evlat edinilenin taraflar arasındaki bu kişisel ilişkinin kurulmasına haklı bir neden olmaksızın engel olması halinde ilgililer hakim aracılığı ile kişisel ilişkinin düzenlenmesini talep etme hakkına sahiptir.

 

TMK md. 327 hükmü uyarınca çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Bununla birlikte bakım borcunun TMK md. 314/1 hükmü kapsamında evlat edinene geçmesi, küçüğün asıl ana ve babasının bakım yükümlülüğünü sona erdirmez. Eğer ki evlat edinenin mali gücü küçüğün bakım borcunu yerine getirmeye yetmiyorsa bu durumda asıl ana ve babanın bakım borcu yükümlülüğü devam edecektir.[9] Bu yükümlülük kural olarak küçüğün ergin olmasına kadar devam etmekteyse de küçük ergin olmakla beraber eğitimine devam ediyorsa TMK md. 328 hükmü gereği evlat edinen ve gerekli hallerde evlat edinilenin ana ve babasının bu yükümlülüğü kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere devam edecektir.

[1]     Koç, Evlat Edinme Davasına İlişkin Bazı Tespitler, 381, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/230787 (E.T.:19.05.2021).

[2]     Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2015 tarih ve 2014/21067 E. – 2015/10109 K. sayılı kararı, https://karararama.yargitay.gov.tr/ (E.T.:20.05.2021).

[3]     Türkeri, Evlat Edinmenin Hukuki Sonuçları, 46,  https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

[4]     Dural – Öğüz, Kişiler Hukuku, 188; Otlu, Küçüklerin Evlat Edinilmesi, 98, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

[5]     Türkeri, Evlat Edinmenin Hukuki Sonuçları, 46,  https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

[6]     Otlu, Küçüklerin Evlat Edinilmesi, 109-110, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

[7]     Bagaç İçen, Çocuğun Evlat Edinilmesinde Üstün Yarar, 70, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021);

[8]     Dural – Öğüz – Gümüş, Aile Hukuku, 319; Türkeri, Evlat Edinmenin Hukuki Sonuçları, 71,  https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

[9]     Otlu, Küçüklerin Evlat Edinilmesi, 104, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ (E.T.:15.05.2021).

 

Av. Özge Cansın Erkuş

Whatsapp
Yetkili
Yetkili
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Call Now Button